İnternet sitemizde kullanılan çerezler vasıtasıyla kişisel verilerinizi işleyebilmekteyiz. İnternet sitemizde gezinmeye devam ederek Çerez Politikamız ’ı okuduğunuzu ve anladığınızı kabul etmiş sayılmaktasınız. Anladım

REZERVASYON

ANTALYA

Kaleiçi

Antalya şehir merkezi içinde bulunan Kale Kapısı; MS 130 yılında yapılmıştır. Kaleiçi at nalı şeklinde iki kalın duvar tarafından korunmaktadır. Bu sur şeklindeki duvarlardan biri deniz kıyısı ve diğeri de kara tarafında bulunmaktadır. Roma, Bizans, Selçuk ve Osmanlı imparatorluklarına ev sahipliği yapmış bu sokaklarda her taşın altında tarih yatıyor. Romalılar bu Helenistik duvarların temelini atmış ve Selçuklular da genişletmiş ve onarmıştır. Sur içindeki dar sokaklar, limandan yukarıya duvar boyunca uzanır. Roma imparatoru Hadrian adına yapılan Hadrian Kapısı, Yivli Minare, Karatay Medresesi, Keyhüsrev Medresesi, İskele Camii ve Tekeli Mahmut Paşa Camii sur içindeki önemli tarihi eserlerden bazılarıdır. Limana iniş ve çıkışlarda, Venedikliler tarafından yapılan Kırkmerdiven'i kullandığınızda soluğunuz kesilebilir ancak limanın ihtişamlı manzarası ile buluştuğunuzda tüm yorgunluğunuzu unutabilirsiniz. Günümüzde turistik tekne gezileri için kullanılan liman etrafında oturabileceğiniz restoran ve kafeler mevcuttur. Taş ve ahşap cumbalı evleri, tarihi dokusu ve birbirinden güzel dar sokakları gezinmenin tadı burada bambaşkadır. Gün ve gece boyunca sergilediği nefes kesici manzarasıyla uluslararası şair, ressam ve yazarlara dahi ilham kaynağı olan, binlerce yıllık bu yerleşim merkezine özellikle tepeden baktığınızda şans eseri ortaya çıkmadığını anlayacaksınız.

Phaselis Antik Kenti

Phaselis İ.Ö. VII. yüzyılda Rodos'lular tarafından kurulmuştur. Uzun yıllar Likya'nın doğu kıyısının en önemli liman özelliğini koruyan kentin üç limanı vardır; Kuzey Limanı, Savaş Limanı (Korunmuş Liman) ve Güney Limanı. Yemyeşil bir ormanın içinde yer alan bu limanlar, günümüzde Phaselis plajlarına ev sahipliği yapmaktadır. Kentin ortasında 20 - 24 metre genişliğinde muhteşem bir cadde vardır. Bu caddenin güney ucunda Hadrian Kapısı bulunur. Caddenin iki yanında gezinti yolları ve dükkanlar vardır. Bunların da yakınında hamamlar, agora ve tiyatro gibi yapılar bulunur. Bu yapıların tarihinin İ.Ö. I. ve II. yüzyıla kadar uzandığı ileri sürülmektedir. Phaselis’e Antalya - Kumluca karayolunun 57. km. sinden güneye dönüldüğünde, yaklaşık 1 km. sonrasında ulaşılır. Coğrafi konumu ile her dönem önemli bir kent özelliği taşıyan Phaselis, muhakkak gezilmesi gereken deniz manzaralı nadir antik kentlerimizden biridir.

Perge Antik Kenti

Kökleri Hititler’e kadar uzanan, Büyük İskender, Bergama Krallığı, Roma ve Bizans Dönemi’ne tanıklık etmiş önemli bir tarihi kent Perge. Sadece içerisindeki tarihi yapılarıyla değil, St. Paul’un iki defa ziyaret etmesi sebebiyle Hristiyanlık dünyasında da önemli bir yere sahiptir. Hala sağlam bir şekilde ayakta duran stadyum, kentin girişinde sizi karşılayacak olan ilk yapı olarak gözünüze çarpacaktır. Roma Hamamı, şehrin merkezi olan agora, nekropol ve anıtsal çeşme göreceğiniz diğer yapılar arasında yer alır. Yüzyıllar önce önemli filozoflara ev sahipliği yapmış ve tüm Anadolu’nun en düzenli  Roma kenti özelliğini taşıyan Perge Antik Kent’i, mimarisi ve heykeltraşları ile de oldukça ünlüdür. Antalya - Aksu sınırları içerisinde yer alan kent, günümüze dek en iyi korunmuş, görülmeye değer antik kentlerimizden biridir.

Side Antik Kenti

Türkiye'nin en önemli antik kentlerinden biri olan Side Antik Kenti, MÖ VII. yy. da yerleşim merkezi olmuştur. Lidyalılar, Persler, Makedonlar ve Helenistik dönem krallıkları gibi pek çok uygarlığa ev sahipliği yapan ve hareketli bir tarihi geçmişi olan kent, ticaret ve liman kenti olarak kullanılmıştır. Side Antik Kenti kalıntıları üzerinde XX. yy başlarında Giritli göçmenler tarafından Selimiye Köyü kurulmuştur. Bir yarımada üzerine kurulmuş olan Side, diğer Pamfilya kentlerinde olduğu gibi şehrin ana kapısından başlayan bir anıtsal cadde boyunca uzanmaktadır. Bu kentin tarihi kadar, serin ve temiz havasını da mutlaka teneffüs etmelisiniz. Liman yolu boyunca Antik Kent eserleri eşliğinde keyifli bir yürüyüş yapacak, yer yer sütunları, oda yapıları, agora (Pazar yeri) ve tiyatrosu ile adeta bir açık hava müzesinde olduğunuzu hissedeceksiniz. Liman yolunun sonunda deniz kıyısında bulunan kentin gözdesi Apollon Tapınağı'na kadar geldiğinizde, bu eşsiz kenti herkesin en az bir kez görmesi gerektiğini düşüneceksiniz.

Aspendos Antik Tiyatrosu

Antalya - Alanya karayolunun 44. km. sinden kuzeye dönen yolun 2. km. sinde yer alan Aspendos, dünyadaki en iyi korunmuş antik tiyatrolardan biridir. Devrin tanrılarına ve imparatoruna adanarak inşa edilen yapı, Theodoros’un oğlu Zenon tarafından tasarlanmıştır. Sahip olduğu müthiş akustikle dikkat çeken bu görkemli tiyatro, 15 - 20 bin kişilik bir kapasiteye sahiptir. Tiyatronun etrafında bulunan agora, bazilika, anıtsal çeşme, meclis binası ile anıtsal tak, cadde ve Helenistik tapınak görülmesi gereken diğer yapılardandır. Günümüzde büyük çoğunluğu ayakta olan yapı, çağın mühendislik becerisini de ortaya koyarak, görenleri kendine hala hayran bırakıyor.

Termessos Antik Kenti

Antalya - Korkuteli yolunun 12. km. sinde, sol tarafta Güllük Dağı (Termessos) Milli Parkı girişi, sağ tarafta ise Karain Mağarası yolu yer almaktadır. Termessos, Pisidia bölgesinin "Milyas" olarak anılan güneybatı bölümünde, bugün "Güllük" adını taşıyan Solymos Dağı'nın dorukları arasındaki vadide, Anadolu'nun en eski halklarından Luvi'lerin soyundan gelme Solym'ler tarafından kurulmuş önemli bir antik kenttir. Şehrin güneybatısında, "Kurucunun Evi" olarak adlandırılan, Roma tipinde özel bir villanın kalıntıları yer almaktadır. Cephe duvarı Dor düzeninde olan ve 6 metre yüksekliğe erişen yapı, kapısının sol tarafında bulunan kitabeden dolayı 'Kurucunun Evi" adını almıştır. Güllük Dağı (Termessos) Milli Parkı; bitki örtüsü ile bölgenin botanik, içinde soyu tükenmekte olanların da bulunduğu pek çok hayvanı barındırma özelliği ile de açık hayvanat bahçesi görünümündedir. Şehrin kalıntıları, Yenicekahve yakınında bulunan Helenistik Devir suru ile başlar ve Güllük Dağı’nın zirvesine kadar devam eder. Yüzyıllardır tabiatın içine gizlenmiş bu eşsiz Roma şehri, Döşemealtı'nın önemli tarihi değerlerindendir.

Konyaaltı Sahili

Antalya’nın en büyük sahillerinden biri olan Konyaaltı Sahili, şehir merkezinin batısında kalmaktadır. Falezlerin altında kalan konumundan dolayı “koy-altı” deyişinin zamanla “Konyaaltı”na dönüşerek ismini aldığı tahmin ediliyor. Konyaaltı sahilinin, Antalya Limanı’na kadar ulaşan 7 km. lik çakıllı bir plaj yapısı vardır. Plajın 4,5 km. uzunluğa ve 70 m. genişliğe sahip kısmı mavi bayrak unvanına sahiptir. Tarihte Termessoslular’ın kullandığı liman kenti olan Olbia’ya ev sahipliği yapmıştır. Günümüzde ise denize girmek isteyenlerin ilgi odağı ve pek çok otel, bar ve kafelerden oluşan Antalya’nın en renkli eğlence merkezlerinden biridir.

Lara Sahili

Lara Sahili, Antalya şehir merkezinde bulunan en güzel ve kumlu plaja sahiptir. “Lara” Hititliler’in kullandığı dilde “Kum” anlamına gelmektedir. Lara plajı, Türkiye’deki en uzun kumsalına sahip ve çevresi çam ormanları ile kaplı muhteşem bir plajdır. Orman içerisinde piknik ve kamp alanları bulunur. Şehir merkezine 12 km. mesafe uzaklığındadır. Gündüz olduğu kadar geceleri de oldukça hareketlidir. Antalya’yı ziyaret eden turistlerin gözde mekanlarından biridir.

Göynük Kanyonu

Antalya şehir merkezine olan uzaklığı 37 km. dir. Muhteşem doğası, şelale ve havuzları ile Kemer ilçesinin en dikkat çeken yerlerinden biridir. Kemer ilçe merkezine 4 km. mesafe uzaklığındadır. Dünyadaki en iyi 10 trekking parkurlarından biri olarak kabul edilen Likya Yolu’nun önemli bir bölümü Göynük Kanyonu içerisinden geçmektedir. Doğa sporu sevenler tarafından sıkça tercih edilir. Kanyonun çevresinde dinlenebileceğiniz çeşitli büfe ve restoranlar da bulunur. 

Köprülü Kanyon

Köprülü Kanyon; Isparta'nın Sütçüler ilçesinde başlayan ve Antalya'da denize dökülen, rafting yapmaya uygun bir akarsudur. Rafting bölgesi Antalya - Manavgat yolundan 44 km. içeride bulunur. Dik duvarları ve yeşille süslenmiş suyuyla Antalya'nın en güzel doğa harikalarından biridir ve milli park olarak ilan edilmiştir. İkinci derece rafting sahasıdır. Ön Asya'daki en büyük Akdeniz selvi ormanına sahiptir. Köprüçay üzerinde iki adet Antik Taş Köprü bulunmaktadır. Romalılardan kalma olup yaklaşık 2000 yıllık olan köprüler, harç kullanılmadan kesme taşlardan yapılmış, küçüğü asıl usta tarafından, kemerli büyük köprü ise ustanın kalfası tarafından inşa edilmiştir. Köprülü Kanyon ismini de bu köprülerden almıştır. Köprüçay Irmağının beyaz köpüklü, berrak sularında tarih ve doğayı rafting yaparak kucaklama şansı bulabilirsiniz. Yükseldikçe büyüleyen kanyon manzarasına, ormanlarla örtülü vadisine, Toka Dağı ve kıvrılarak akan Köprüçay Irmağı'na kesinlikle hayran kalacaksınız. Antalya sıcaklarına rağmen, Köprüçay Irmağının soğukluğu dillere destandır. Rafting sporu için Türkiye'deki en ideal mekanlardan biridir. Böyle bir doğa güzelliğine, dünyanın çok az yerinde rastlayabilirsiniz.

Güver Uçurumu Kanyonu

Güver Uçurumu Kanyonu, Antalya - Korkuteli karayolu üzerinde Döşemealtı ilçesine bağlı Düzler Çamı Milli Parkı sınırları içinde yer alır. Kanyon, yüzey suyunun karstik araziyi aşındırmasıyla 1 milyon yılda oluşmuştur. 110 m. yüksekliğinde bir yarı mağara oluşumuyla başlayan kanyon, derin bir dağ vadisini alan uçurumlardan oluşmakta ve bu özelliği ile kanyonun üstünde seyir terasları bulunmaktadır. Kanyonun girişinde bulunan şelalenin aktığı mağara derinliği bugün hala gizemini korurken, içindeki dere ise yaz aylarında kurumaktadır. Güver Uçurumu Kanyonu, akarsuların kayaları oyarak meydana getirdiği doğal oluşumu ile ziyaretçilerine eşsiz güzellikte görseller sunar. Sıcak havalarda tam bir serinleme, gezi ve özgürce yürüyüş yapma yeridir. 

Kesme Boğazı Kanyonu

Antalya il merkezine 45 km. mesafe uzaklıkta olan Kemer ilçesine bağlı Kesme Boğaz Kanyonu, benzersiz bitki örtüsü, rengarenk çiçekleri ve doğal yabani yaşam alanı ile ziyaretçilerini heyecanlandırıyor. Kesme Boğaz; floristik yapısı gereğince ‘Olimpos Safranı’ ve ‘Kemer Orkidesi’ gibi endemik bitki türünün bilim dünyasına tanıtıldığı yer olması, bugünün bilinen en önemli bir özelliğidir. Coğrafi konumu sebebiyle antik dönemde tüccarların kullandığı bir geçit olmuştur. Kanyonunun en daralan kısmında ise tarihi Roma köprüsü bulunur. Günümüzde Kesme Boğaz Kanyonu, doğa sporları, yürüyüş ve safari için harika bir seçimdir.

Saklıkent

Toros Dağları'nın Fethiye bölgesinde Akdağlar diye bilinen ve 200 bin yıl önce meydana gelen bir çökmeden oluşan Saklıkent, Antalya şehir merkezine 45 km. mesafe uzaklıktadır. Saklıkent kayak merkezi; Torosların Beydağları kısmında yer alan Bakırlıdağı kuzey yamacına kurulmuş 500 dağ evi ve kayak tesislerinden oluşan bir kayak kompleksidir. 2000 – 2400 mt. rakımı ile iki kolay ve orta zorluk derecesinde piste sahiptir. Akdeniz`e ve Ekvator`a en yakın kayak tesislerinden birisi olan kayak merkezinde kar yağışı kısıtlı olduğundan, Aralık 10 – Nisan 10 tarihleri arasında yaklaşık 120 gün kaliteli kayak imkanı vardır. Özellikle Şubat sonu ve Mart aylarında "Gündüz kayak, öğleden sonra deniz" sloganı ile fark yaratan Saklıkent kayak merkezi, ılıman iklimi sayesinde ülkemizdeki sıcaklığın en yüksek olduğu kayak merkezidir. Güneşli gün sayısı sezon boyunca 50 - 60 günü bulur. Saklıkent kayak merkezinde ortalama kar kalınlığı 100 – 200 cm olup, zirvede zaman zaman 4 mt. yi bulur. Saklıkent kayak merkezini diğerlerinden ayıran en lüks ayrıcalığı ise tüm gün kaydıktan sonra denize nazır akşam yemeği yeme fırsatı bulabilmeniz olacaktır.

Düden Şelalesi

Antalya boyunca ilerleyen Düden Çayı, “Aşağı Düden Şelalesi” ve “Yukarı Düden Şelalesi” olmak üzere iki ana kola ayrılarak, Türkiye’nin en görkemli şelalesi olan Düden Şelalesi’nden geçer ve Akdeniz’e dökülür. Şehir merkezine 10 km. mesafe uzaklığındadır. Aşağı Düden Şelalesi, Lara yakınlarında 40 metreyi bulan falezlerden tüm ihtişamı ile denize dökülerek görenleri adeta büyüler. Yukarı Düden Şelalesi ise, MÖ 334-333 yıllarında Pamphylia’yı fetheden Büyük İskender’in bu bölgeden geçerken atlarını sulattığı yer olarak bilindiğinden “İskender Şelalesi” olarak da anılır. Tarihin önemli bir karesinde de yer bulmuş olan bu doğal güzelliğimiz, günümüzde özellikle yaz aylarında ağırladığı ziyaretçilerini ferahlatır. Şelale çevresinde park, restoran ve kafeler ile hediyelik eşya dükkanları bulabilirsiniz.

Kurşunlu Şelalesi

Anadolu tarihi boyunca kültür, sanat, mimari ve “Turizmin başkenti” olan Antalya ilinin Aksu ilçesinde yer alan Kurşunlu Şelalesi, zengin florası ve doğal güzelliği ile 33 hektar alana sahiptir. Şehir merkezine 20 km mesafe uzaklığındadır. Çam ağaçları arasında 18 metre yükseklikten dökülen şelale, 12.000 kişi ağırlama kapasitesi vardır. 1986 yılında keşfedilen şelale, daha sonra tabiat parkı haline getirilerek hizmete açılmıştır. Doğa yürüyüşü, bitki ve hayvanları gözlemleme gibi eko turizm faaliyetleri açısından önemli konumlardan biridir. Günübirlik dinlenme ve piknik için idealdir. Ziyaretçiler için seyir terasları, oyun alanları, araç parkı ve diğer imkanlar da mevcuttur. 

Manavgat Şelalesi

Antalya’nın birbirinden özel doğa güzelliklerini barındıran tatil beldelerinden biri olan Manavgat, özellikle şelalesi ile dikkatleri çekiyor. Adını bulunduğu ilçeden alan Manavgat Şelalesi, ilçe merkezine 5 km. şehir merkezine ise 74 km. mesafe uzaklığındadır. Yeşilin en güzel tonunu görebileceğiniz şelale, az bir yükseklikten düşmesine rağmen güçlü bir debiyle aktığı için su sporlarına oldukça elverişlidir. Muhteşem manzarasını doyasıya izleyebileceğiniz mevcut tekne turları ile; balık çiftlikleri, tersaneler görebilir ve nehir kaplumbağalarının fotoğraflarını dahi çekebilirsiniz. Aynı zamanda şelale etrafını çevreleyen çay bahçeleri, balık restoranı, kafeterya, dinlenme yerleri ve hediyelik eşya dükkanlarına sahip olan Manavgat Şelalesi, şehrin gürültüsünden ve kalabalığından kaçmak isteyenler için oldukça iyi bir seçenek.